Sunday, November 8, 2009

Müzik kutusu

“Kibarca sevmek”
Bu demek değildi , bu sevmek değildi..
Sever gibi yapmak
Her şeyden daha zor .
Zaten kimse senden sever gibi yapmanı istemedi..
Belki de bir yıl farkla
Aynı dükkanda
Aynı müzik kutusuna bakıp
Belki de sen onun için alırken
Ben senin için aldım
“kibarca sev beni”
Müzik kutusunda çalan şarkı ..
Karşısında orman olan odam da,
Karşısında apartman olan odam da
Ara sıra
Bazen ..
Elim gitti müzik kutusuna ..
İşte bu nedenle
O melodi de kurulan hayaller sana ait
Bir kez daha çalmazsa canlanmaz aklımda ..
Ama bana kalırsa sen yine de
Kimseyi sever gibi yapma ..
Müzik kutusu önemli değil
Tekrar alınır belki ama
Tekrar hayal kurmak çok zor şimdi
İnan bana ..

08.11.09 - 19:22 - Eskişehir

Thursday, November 5, 2009

:)

Radyoda program arası takılırken pardon tıkınırken ..

Osman - ne yiyorsun sen ?
ben- mandalina
Osman - mandalina zor bir kelime
ben- A'dan i' ye geçmek zor ondan .. A- İ
aa eşekler direk söylüyor :)

Tuesday, November 3, 2009

Bardak ?

Gözde - (...) işte bardağın dolu tarafını görmek budur !
Ben - Ya bardak tamamen boşsa gözde ? elimizden hiç bir şey gelmez .
Gözde - Ama tamamen boş olan bardağı dolu sanmak en büyük salaklıktır !
Ben - haklısın .. ama en azından bir bardağımız var :)

Sunday, November 1, 2009

Karanlıkta Caz *



Her salı akrep yelkovan ve ben gece saat 12 de Radyo A ' da buluşuyoruz ...

Jazzdan konuşuyoruz ...
Bekleriz :)


http://www.karanliktacaz.blogspot.com/


www.radyoa.anadolu.edu.tr adresinden 101.7 Radyo A yı dinleyebilirsiniz..

Sunday, October 25, 2009

hapisandeys

Have you ever been in love? Horrible isn't it? It makes you so vulnerable. It opens your chest and it opens up your heart and it means that someone can get inside you and mess you up. You build up all these defenses, you build up a whole suit of armor, so that nothing can hurt you, then one stupid person, no different from any other stupid person, wanders into your stupid life...You give them a piece of you. They didn't ask for it. They did something dumb one day, like kiss you or smile at you, and then your life isn't your own anymore. Love takes hostages. It gets inside you. It eats you out and leaves you crying in the darkness, so simple a phrase like 'maybe we should be just friends' turns into a glass splinter working its way into your heart. It hurts. Not just in the imagination. Not just in the mind. It's a soul-hurt, a real gets-inside-you-and-rips-you-apart pain. I hate love."

~

Tuesday, October 20, 2009

deniz?

Bugünlük hasta kayıtları bittiğinden , sıradaki insanların kötü bakışları altında doktorun kapısını tıklatıp ' eğer mümkünse kayıt yaptırmak istiyorum çünkü ağrımın 5. günü ve dayanamıyorum ' dedim .. Kendimi kötü tepkilere hazırladığımdan olsa gerek doktorun tepkisi gayet naif geldi halbuki sadece yapması gerekendi olan biten .
yaptırdım kaydımı , oturdum beklemeye başladım . Mavi hastanede doktor sırası beklerken kitap okumayı çok seviyorum . ama doktor sırası beklemeyi sevmiyorum . bu ikisinin ortak bir noktası ise yok . zaten başım çok ağrıyordu , o nedenle normalde zevk aldığım şeylerde ağrının 5. gününde eziyete dönüşmüştü. Sonunda sıra bana geldi. ve anlattım derdimi . tabiki "başladığı günden beri devamlı arttı , gün geçtikçe dayanılmaz bir hal aldı , ağrıyı kesebilmek için bazen insan kendine zarar vermeyi bile düşünebiliyor , dün gece oturarak uyudum , kafamı yastığa bile değdirmek acı veriyordu , ömrümden ömür gitti doktor bey artık bulun şu allahın cezası hastalığını çaresini !" demedim .. dediklerim çok daha yüzeysel şeylerdi . şimdi sibelium kullanma zamanı .. aldığım zomig in de birini içtim geriye kaldı 2.

insanın hiç biryerinin ağrımaması ne güzel bir şeymiş! gerçi biz bunu hep bir yerimiz ağrıyınca anlıyoruz .

odamdayım şimdi. burası savaş alanı gibi.. başım ağrıyınca böyle oluyor . çok dağılıyorum , dağıtıyorum . yatağımın üstünde oturmaktayım şu an . yatağın üstünde ben den başka laptop , bugün aldığım ilaçların torbası , 'böyle zamanlarda' okuduğumda kendimi iyi hissettiren -imzalı- Ece T. kitabı, annemin ördüğü pembe şal , ve bugün izlediğim filmin(palermo shooting) ikinci cd si var . yatağımın yanında makyaj malzemelerinin içinde bulunduğu pembe çanta , ve bilim tarihi adlı kitap durmakta . masamın üstündekileri saymaya başlarsam da çok fazla zaman kaybı olur .. bunların hepsi neden aslında biliyor musun , daha öncesinde beynime soktuğum şeyleri şimdi çıkarmaya çalışıyorum . bu nöronlar ilginç yaratıklar gerçekten, unutmak istediğini unutamazken , hatırlaman gerekenleri unutuyorsun ! iki nöron arasında kurulan köprüye çıkıyor her şey ve kurulamayan ! kendimle ve nöronlarımla yalnız kalmasam bu aralar herşey iyi gidebilir. okula gidiyim- derse giriyim -radyo programımı yapıyım-kutuphanede arastırma- kitaplarım- oda temizliği derken insan kendisinden biraz uzaklaşabiliyor , ama okuldan eve dönerken yağmur bastırınca , ve yürüyemecek kadar hızlanıp seni durdurunca.. çatısının altına girdiğin bir evin köşesinde kalıyorsun kendinle başbaşa! kaçacak hiç bir yer yok kendinden .. hesaplaşma vakti geliyor .. sorular var .. sorular çok da .. keşke cevaplar olsa .. ıslanmış kedi yavrusu gibi büzüşüp kalıyorsun orda hele benim gibi biriysen eğer bir de ağlıyorsun .. yağmurda yağdığından çok da belli olmuyor gözünden akanlar ..

yaşadığının ne olduğu , nasıl tasvir edilebileceği hakkında bile fikir yürütemezken sen , çünkü çok karmaşık gelmektedir her şey .. ama bir an arkadaşından* gelen bir soru , sadece safça sorulan bir soru yaşadıklarını özetleyip seni yerle bir edebiliyor ; "deniz , kalbin mi kırıldı senin?"


* Erdem Aylı

20.10.2009-20:10

Sunday, October 18, 2009

gitmeye mi geldin?

müzik..

biri geliyor .. müzik devam ediyor .. sonra gidiyor o .. müzik devam ediyor ve onu hatırlatıyor .. sonra başka biri geliyor .. müzik fonda.. ardından o da gidiyor ... müzik bu kez son gideni hatırlatıyor .. müzikle aldatmak gibi bir şey oluyor .. ve gelen yine gidecekmiş gibi oluyor .. içimden sorular geçiyor .. ' gitmeye mi geldin .. çünkü ben yoruldum ..' müzik fonda ..

gel-gitler arttıkça müzik hatırlatmıyor artık ..

müzikte yoruluyor sanırım ..

zihinde ..